Bundan yaklaşık 4550 milyon yıl önce evrenin aşkı, toz ve gaz bulutlarından Dünyayı meydana getirdi. Ve bizler sadece 4 milyon yıl gibi kısa bir zamandan beri yerkabuğunun üzerinde varız. Gerçeği görmek gerekirse, aslında hepimiz toz ve gazdan ibaretiz. İnanabiliyor musun, bizler düşünen ve aşık olan kimyasal, biyolojik... varlıklarız. Hepimiz evrenin parçasıyız. Ve şimdi, bu mükemmelliğe ulaşıncaya kadar geçirilen tüm evreler, bizim hücrelerimizde 4550 milyon yıllık bir yaşanmışlık barındırıyor. Hayır, hayır! Her birimiz gerçekte, Güneş sisteminin, Saman yolunun ve galaksilerin oluşumunu hesaba katarsak, bizler başlangıcı belli olmayan bir noktadan, sonu belli olmayan bir noktaya doğru gitmekteyiz. Sonsuzluktan gelip, sonsuzluğa gidiyoruz.

     Aşk o kadar güzel bir şey ki, yaşamımızın içinde muhakkak olmalı. Size sunulan kısacık yaşama hakkına, rastlantısal varoluşumuza değer vermeyip, bilinçsizce kendinizi tüketmeyin. Çünkü, iki ayrı bedenden yeni bir insan yaratmak, yaratabilmek, çok ama çok değerli.

     Şimdi sizden bir dakika avuçlarınızın içine bakmanızı istiyorum. Lütfen bakın! İşte avuçlarınızın üzerindeki boşluk, aşık olduğunuzda başka bir avuç içiyle dolacak. Avuçlarınızın içi hiçbir zaman boş kalmasın. Tutun boş elleri sımsıkı, bırakmayın!