Mektup *

    Hafta sonu bir melekle tanıştım. Adı Didar. Kendisi, benim canım arkadaşım Burçin Alpacar'ın kardeşi olur. Burçin bu sıralar, Kuantum olumlu düşünme tekniklerine merak sarmış durumda, seminerlere gidiyor, kitaplar okuyor. Bendeniz zaten yıllardan beri bu konularla haşır neşirim. Ama Didar doğuştan kuantumcu, insan ondan çok şey öğreniyor. Hafta sonu, onun yapmış olduğu bir şey beni çok etkiledi. Didar kendisine mektup yazmış. İnsanın kendisine mektup yazması çok hoş bir fikir. Ben de oturup kendime bir mektup yazdım. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, insanın kendisine mektup yazması çok garip bir duygu, yazarken hem çok güldüm, hem de biraz gözlerim yaşardı.

   Burçin'le güzel bir tespit yaptık, genelde insanların kendi kendileriyle konuşurken hep olumsuz noktalara odaklı kaldıklarını gördük. Ben de eksiden kendime karşı çok katı, öfkeliydim ve acımasız yargılarda bulunurdum. Kötü, olumsuz ne varsa yüklerdim kendime, arkası kesilmeyen eleştirilerde bulunurdum. Fakat bu olumsuz düşünme tekniği, insanı aşağı çeken bir şey, gereksiz bir alışkanlık. Bir çoğumuz bunu öğreniyoruz, toplum olarak da acı çekmeye meyilliyiz. Acı çekmek, arka arkaya sigara yakmak bize doğal geliyor da, olumlu düşünmek bize pek doğal, gerçekçi gelmiyor. Olumsuz düşünmek halbuki çok şeytani bir şey, kendi kendinin günah keçisi oluyorsun. Bunun tam tersini yapmayı öğrenmeliyiz. Doğrusu bu. Kendini sevmek ve de kendin için güzel şeyler düşünmek, istemek insanın önündeki engelleri kaldıran bir şey.

   Herkese kibar ve iyimser yaklaşıyorsun ama söz konusu kendin olunca bu tutumun birden değişiyor. Kendine kibar ve iyimser davranmıyorsun neden?  

  Korkuyu, tedirginliği, endişeyi vücuduna her gün pompalayınca ne oluyor? Ne elde ediyoruz? Bahtsızlık mı?

  Bir mucizeyle değişmesini istediğiniz hayatınız en kötü haliyle donup kalıyor. En istemediğiniz şey! Ama bunun için var gücümüzle çalışıyoruz, kendimizi yıkmak için... Kurban olmak için...

  Negatif enerjiyle kendinizi besliyorsunuz. Sonra da insanlar bana şöyle davranıyor, o beni sevmiyor, başarısızım, olmuyor... Herkesler mutlu mesut bir ben kadersiz. Kendini kapatan, kısan, cezalandıran kim? Kendinize iyi davranın, kendinize güzel şeyler söyleyin, kendinizi sevin. Çiçekler bile, onlara güzel şeyler söyleyince daha bir neşeli, gür, sağlıklı oluyorlar. Ne dediğimizi anlamıyorlar ama iyi bir şeyler söylediğimizi, onları sevdiğimizi biliyorlar. Siz de kendinizi sevdiğinizi hissedin. Olumlu düşüncelerle kendinize hitap edin.

   Şu bir gerçek ki hayatta istediğiniz şeyleri elde etseniz bile, hayallerinizi gerçekleştirseniz bile, varacağınız en üst noktaya erişseniz bile eğer ben hala neden mutsuzum diyorsanız, kendinizi sevmiyorsunuz demektir. Birlik, teklik, her şeyle bir olma. İçe değil, dışa. Yaşama karşı heyecan ve güven duymak. 
 
    Benden tavsiye, kendinize mektup yazın.

    Bugün kendiniz için güzel bir şey yapın.

 

 

15 Eylül 2008

Yazan: Nergis Tuncil
  e-mail adresi: burckolik@yahoo.co.uk

 

     

Editörümüzün daha önceki yazılarını okumak için linkler